Trabzonspor
Fenerbahçe
Bursaspor
Gaziantepspor
Beşiktaş
Eskişehirspor
Kayserispor
İstanbul B.B.
Karabükspor
Antalyaspor
Manisaspor
Ankaragücü
Galatasaray
Gençlerbirliği
Sivasspor
Bucaspor
Konyaspor
Kasımpaşa
By Hakem: Nereden başlasam?
NEREDEN BAŞLASAM ? NASIL ANLATSAM ?
KAÇ KİŞİYDİK O ZAMAN ? KAÇ KİŞİ KALDIK ŞİMDİ ?


Böyle maçlardan sonra içimden hiçbir şey yazmak gelmiyor. Hakemin yetersiz performans gösterdiği bir gündü, bunu kabul etmek lazım. Ama ya diğerlerine ne demek lazım? Tahmin edebileceğiniz gibi Fenerbahçe-Gaziantepspor maçından ve maçın hakemi Sayın Hüseyin Göçek’ten bahsediyorum.

Hakem maça çok şanssız başladı. 1. dakikada Alex’in ceza alanı çizgisi üzerinde temas sonucu yere düştüğü pozisyon bence penaltıydı. Rakip oyuncu hamle yapıyor ama topa değemeyince Alex’e temas ediyor. Bu pozisyondan dolayı hakemi yargılayamam. Penaltı olmadığını hatta Fenerbahçe aleyhine endirekt serbest vuruş olduğunu düşünenler bile çıkacaktır. Bu tür mücadelelerde top ortadadır ve topa giriş şekliniz rakibin oynamasını engellemez. O yüzden Alex’in müdahalesi tehlikeli oyun değildir, önce ayak koymuştur ve rakip temas ettiğinde de faulü alır. Karambol bir pozisyon. İyi süzmek lazım.

Hakem, bu penaltıyı vermediği anda Fenerbahçeli futbolcuların müthiş baskısı altında kaldı. Ve bu baskı birinci dakikadan sonuncu dakikaya kadar devam etti. Hakem de bu baskı ve atmosfer içerisinde doğru kararları vermekte zorlandı. Hatalar art arda geldi. Bazen ayranı kabardı, bazen çok sönük kaldı. İyi niyetle bir şeyler yapmak, maçı eline almak istedi ama başarılı olamadı.

Hakemin maçta pek çok yanlış kararı oldu. Daha doğrusu eksik ya da fazla disiplin uygulamaları. Kartlar da otorite sağlamaya yeterli olmayınca ortalık savaş meydanına döndü. Maçtaki en büyük hata Niang’ın düşürüldüğü pozisyonda hakemin aldatmaca yapıldığı düşüncesiyle ihtar göstermesiydi. Niang cezalı duruma düştü. Oysa hakem penaltıya inanmasa bile fiziksel müdahale olduğunu görebilmeliydi ve ihtarını kullanmamalıydı.

Bu dakikadan sonra iyice tırmanan gerilim ilk yarının son dakikalarının çekilmez olmasına sebep oldu. Bu dakikalarda, futboldan başka her şeyden bahsetmek mümkündü. İkinci yarının en iyi çıkış yapan iki takımının maçında bu kadar futbol dışı unsurlar ön planda olmamalıydı. Bir futbolsever olarak üzüldüm.

Lugano ve Emre mücadeleleri futbol dışına çıktı. UEFA, FIFA, MHK hepsi birden diyor ki, böyle durumlarda bir kere uyarın eğer bu tür itişmeler devam ederse ilkinde kimin itiştiğine bakmadan oyunculara ihtar gösterin ve bu tür güreş pozisyonlarını engelleyin.
Türkiye’de bunu uygulayan fazla hakem yok. Zaten uygulayabilenler de bu sorunları yaşamıyor.

Lugano’nun formasını çıkardığı bir pozisyon var. Rakip çekiyor, o hakemi ortamı etkilemek için sırtından çıkarıp yere sermeye başlıyor. Bunlar bir futbol maçı için normal tablolar değil.

Lugano’nun yaptığı hareketler bununla da sınırlı değil. Olcan’a dirsek attı, Wagner’in aşil tendonuna bastı. Bir futbolcu bunları yapıp maçı tamamlıyorsa hakeme diyecek fazla söz yok. O maç, maç olmaktan çıkmış demektir. Keza Emre, bu kadar güreşerek maçı tamamlıyorsa, Murat Ceylan, dikkatsiz hareketten dolayı ihtar görmemesi gerekirken ihtar görüyor ve maçtaki bunca gerilimin arasında topa hafif şekilde vurduğu için oyundan ihraç ediliyorsa zaten ne futboldan ne de iyi bir yönetimden bahsedebiliriz.

Şu ana kadar futbola dair tek kelime edemediğim için özür diliyorum. Maalesef ülkemizde futbolun manzarası bu.

Çok şükür gece yarısı bir futbol maçı vardı, onu seyrettik de futbolun güzelliklerini hatırladık. Gerilimse bizdekinin on katı, heyecansa bizdekinin on katı, atmosferse dünyanın en muhteşem atmosferi, rekabetse dünyanın en önemli rekabeti, futbolsa bizdekinin yüz katı, bin katı. Beyler, kendinize gelin. Futbolun tüm zevkini bitirdiniz.

Türk Futbolu, birkaç yöneticinin oyuncağı olamayacak kadar değerli bizim için. Ya sporun evrensel değerlerini savunun ya da futbolumuzdan elinizi eteğinizi çekin. Her maç sonunda hakemi suçlamak kolay. Hakemlerin hatalar yaptıklarını kabul ediyorum. Ama böylesine gergin bir ortamda yarı amatör şekilde bu işi yapmaya çalışan, kendi bireysel gayretleriyle varlığını devam ettiren hakem, ona destek olmaya çalışan federasyon, ligin son demlerinde kendi içinde karmaşa içerisinde olan bir MHK’den daha iyi bir performans beklemeye hakkımız var mı ?

MHK, maalesef şu anda bir kurul olmaktan çok uzakta. Oğuz Sarvan, Haziran seçimleri sonrası devam etmesinin çok güç olduğunun farkında. Bunun sebebi iyi niyetli olsalar da yaptıklarını anlatamamak ve hakem camiasını daha güçlü kılacak bir ekip ruhunu bir türlü bugüne kadar oluşturamamış olmak. En yakın görev arkadaşı Yüksel Okçuoğlu da görevi bırakmak zorunda kalınca iyice yalnız kaldı. Daha büyük hatalar da yapması muhtemel.

Federasyon, kendi fikri zikri ne olursa olsun, hakemin hatalı olduğundan herkes emin olsa bile böyle bir ortamda görev yapmaya çalışan hakemlerine sahip çıkmalı. Kelle avcılarına kurban vermemeli. MHK, hakemini dinlendirmeli. Atamalarda daha dikkatli olmalı. Aslında iş her zamankinden biraz daha kolay. Yarışta sadece iki takım var ve sorun genelde onların maçlarında çıkıyor. Bu takımların maçlarına baskıya daha fazla dayanıklı olabilecek hakemleri atamalı. Elinde böyle hakemler var. Düşme hattında son bir ümitle çabalayan takımlar var ama çok zor görünüyor. O yüzden çok zor iki maç dışındaki maçlar için elindeki kadroya tecrübe kazandırma, onları baskının daha yüksek olacağı ortamlara hazırlama şansı da var.

Bu hafta diğer maçlara değinemiyorum. Hepsi bu maçta yaşananların yanında sönük kaldı.

Alkışların en büyüğü her zaman olduğu gibi amatör kümelerin isimsiz kahramanlarına. Bir hakemin kamuoyu baskısı altında ne kadar ezildiğini, nasıl tüketildiğini gördüğü halde hakem olma mücadelelerine devam eden genç hakemlere yılmamalarını ve aklı selimin elbet bir gün galip geleceğini hatırlatmak isterim. Bu ülke futbolunun sizlere ihtiyacı var.




Okunma Sayısı : 668
Haber Etiketleri :



Diğer Spor Toto Süper Lig Gaziantepspor Haberleri
Kafkas: "Turu atlayan biz olmalıydık"
Ziraat Türkiye Kupası ikinci maçında sahasında Beşiktaş ile 2-2 berabere kalarak finale yükselemeyen...devamı
By Hakem: Nereden başlasam?
NEREDEN BAŞLASAM ? NASIL ANLATSAM ? KAÇ KİŞİYDİK O ZAMAN ? KAÇ KİŞİ KALDIK ŞİMDİ ? Böyle maçlard...devamı
Yalçın niye kadro dışı bırakıldı?
Gaziantep 27 Gazetesi Kulübe yakın çevrelerden alınan bilgiye göre, Fenerbahçe maçından birgün ön...devamı
"Hakan Şükür'den sonra en iyisi Cenk Tosun"
Gaziantepspor’un Basın Sözcüsü Mehmet Kızıl, Best FM Spor Müdürü Özkan Öztürk’e yaptığı ...devamı

Habere Ait Yorumlar


Yorum Ekle
İsim Soyisim :

Yorum :

Spor Toto Süper Lig Puan Tablosu
  • S
     
    TAKIM
    P
    O
  • 10.
    Bursaspor
    24
    17
  • 11.
    Gençlerbirliği
    21
    17
  • 12.
    Gaziantepspor
    21
    17
  • 13.
    Torku Konyaspor
    20
    17
  • 14.
    M.P. Antalyaspor
    18
    17


Gaziantepspor Takımının Sıradaki 3 Maçı
  • 26/01
  • Gaziantepspor - Galatasaray
  • 19:00
  • 02/02
  • M.P. Antalyaspor - Gaziantepspor
  • 19:00
  • 09/02
  • Gaziantepspor - Beşiktaş
  • 19:00


Gaziantepspor Takım Kadrosu
Kaleciler
1Zydrünas Karcemarskas
41Özden Öngün
59Serdar Kulbilge
91Mahmut Bezgin
94Ahmet Eyüp Türkaslan
Defans
3Şenol Can
5Ivan Kecojevic
13Kemal Tokak
14Ekrem Dağ
17Marius Stankevicius
18Gilles Binya
19Erman Bulucu
26Rıdvan Şimşek
67Uğur Kavuk
93Tufan Kelleci
Ortasaha
4Haris Medunjanin
6Orhan Gülle
7Turgut Doğan Şahin
8Bekir Ozan Has
11İbrahim Akın
12Abdou Razack Traore
15Serdar Özbayraktar
20İbrahim Halil Yaşar
20Taşkın Çalış
22Halil İbrahim Keser
27Semir Stilic
35Süleyman Özdamar
37Berkan Karadeniz
90Wilton Figueiredo
Forvet
9Darvydas Sernas
10Muhammet Demir
18Ismael Sosa
21Mustafa Durak
23Cenk Tosun
77Artem Milevskiy